2010 FIBA Dünya Şampiyonası …
Olimpiyatlardan sonra en büyük spor organizasyonu olarak gösterilen bir turnuvayı geri de bıraktık.2005 Avrupa Şampiyonasından sonra açıklandı ilk olarak 2010’a yapacağımız ev sahipliği.Bu 5 yıl için de çoğunluğu olumsuz olmak üzere dolu eleştiri aldı federasyon.Hatta 2008 olimpiyatları sonunda elimizden alınacağı falan konuşuldu yetmiyormuş gibi yerimize 2 aday ülke açıklandı,Almanya ve Fransa.
Buna rağmen 2 yıl içinde her şeyi tamamladık ve en iyi şekilde gerçekleştirdik.Böylelikle hem bizi eleştirenleri utandırdık hem de yıllardır uğraştığımız olimpiyat adaylığı için koskoca bir adım atmış olduk.Federasyonu bu açıdan kutlamalı öncelikle.
Ne demeli nasıl başlamalı anlatmaya,yazmaya.
2001’de yine evimizde gerçekleştirdiğimiz Avrupa Şampiyonasında aldığımız Gümüş Madalyadan sonra ortaya çıktı bu ‘’12 Dev Adam’’ söylemi.Çokta yakıştır oturdu milli takımımızın üzerine,fakat o madalyayla gelen beklentileri pekte karşılayamadık bu 9 sene içinde.İlk atak Yugoslav efsanesi olan 1-3-1 savunmanın yaratıcısı olarak gösterilen Bogdan Tanjevic takımın başına getirdik.Beklentiler o kadar yüksekti ki ardından gelen 2006 Dünya 6.lığı bile yetmemişti milletimize.Üstelik Hidayet ve Mehmet’ten yoksun gittiğimiz bir turnuvaydı.Çok tepki gördü,çok eleştirildi Koç.
Oynattığı oyun olsun kadro seçimi olsun hiç beğenilmedi.Ama Turgay Demirel hep arkasında durdu hedef olarak 2010 u gösterdi.Ve haklıda çıktı.
Önce 2009’da Polonya’nın düzenlediği Avrupa Şampiyonasında 5/5 le başladık, şanssız son saniye basketiyle turnuvayı 6.bitirdik belki ama 2010 için de otoritelere göz kırptık aslında.Yine bu turnuvanın başında çok fazla şans tanınmıyordu bize.İyi takımlar arasında gösterilmemizin tek sebebi ev sahibi avantajımızdı beklide.Ama önümüzde gösterilen Arjantin,İspanya,Yunanistan,Sırbistan ve daha birkaç ekol ülke.Ama her birini tek tek yendik adım adım geçtik ve finale yazdırdık ismimizi.Rakipse her ne kadar kendi ülkelerinde ‘’B Team’’ olarak adlandırılsa da turnuvanın en büyük favorisi Amerika Birleşik Devlet’leriydi.
Önce ki gece Sırbistan’a karşı yarı finalde öyle bir oyun koydu ki sahaya 12 Dev Adam finalde ki rakipten yani ABD’den kimse korkmuyor hatta yenebilicemizi bile söylüyordu. Öyleydi de aslında. Fakat yarı final’de öyle bir efor sarf etti ki Milli’lerimiz hem fiziksel hem mental olarak çok yorgundular. Bütün maçı geride götürüp son saniyede bulduğumuz basketle finale adımızı yazdırdık. Bu yorgunluk bitek bizde değil Sırbistan’da da görüldü.Bronz madalya için karşılaştıkları Litvanya karşısında mutlak favori olarak gösteriliyorlardı ama yarı finalin yorgunluğu orada da gösterdi kendisini ve gruptan çıkmasına bile şüpheli bakılan Litvanya Bronz Madalyaya ulaştı.
Savunmaların konuştuğu, güçlü olanın kazandığı bir turnuva izledik yine. Sürprizleri olan ama favorilerinde yüzünün güldüğü basketbolla dolu bir 2 hafta bitti. Her turnuvada olduğu gibi 3.nün 2.den daha çok sevindiği bir kupa töreni izledik.
40 dakika sonunda ABD’ye boğun eğdik belki ama Dünya’ya baş kaldırdık! Türkiye’de artık her turnuva öncesi Arjantin, Sırbistan, İspanya gibi favoriler arasında gösterilecek dedik.
Daha ne kazandığımızın o kadar da farkında değiliz aslında herkesin yüzü düşük, morali bozuk o kadar inanmıştık ki o kadar istemiştik ki ‘’Altın Madalya’’yı o yüzden herkesin içi buruk. Ama yinede ayakta alkışlanması, herkesin gurur duyması gereken ve ‘’Ne mutlu Türk’üm’’ diyene dedirten bir başarıya imza attı bu 12 Koca Adam ‘’DÜNYA İKİNCİLİĞİNE !’’ .Şimdi mesele bu noktada kalıcı olmak!
Bizce Dünya’nın en büyük takımına, Dünyalar kadar büyük teşekkürler! Elinizi,yüreğinize sağlık 12 DEV ADAM !!!
4-Cenk Akyol
5-Sinan Güler
6-Barış Ermiş(Engin Atsür)
7-Ömer Onan
8-Ersan İlyasova
9-Semih Erden
10-Kerem Tunçeri
11-Oğuz Savaş
12-Kerem Gönlüm
13-Ender Arslan
14-Ömer Aşık
15-Hidayet Türkoğlu
Koç : Bogdan Tanjevic
75 milyon sizinle GURUR duyuyor !
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder