28 Temmuz 2012 Cumartesi

OLİMPİYAT ATEŞİ LONDRA'DA ALEV ALDI.

Spor şöleni olarak adlandıralın Olimpiyat’ların 30.su olan U.K. Londra 2012’ye dün gece start verildi.. Olimpiyat’lara 3.kez ev sahipliği yapacak olan Londra bir bakıma bir çok Olimpiyat otoritesi tarafından ‘’en şansız Olimpiyat şehri’’ olarak nitelendiriliyordu.. Bunun sebebi ise Çin Hükümetinin 2008 Pekin Olimpiyatları açılış töreni için 102 Milyon $’lık astronomik bir bütçe ayırıp harikalar yaratmış olmasıydı.. Beklenen Birleşik Kral’lığın açılış törenine ayırdığı 27 Milyon Sterlin ile Pekin’de ki gösteriş ve ihtişamı yakalayamayacak olmasıydı. Fakat benim görüşüm Pekin kadar gösterişli bir tören olmamış olmasına rağmen gayet güzel planlanmış, koreografi edilmiş bir törendi.. Üstelik sadece ışık,havai fişek ve dans şovlarından oluşmuyor bir hikaye anlatıyordu. Sanayi devriminden önce Birleşik Kral’lık topraklarının verimli ve huzurlu olduğu anlatıldıktan sonra bir anda stadyumun ortasında yükselen fabrika bacaları veWilliam Shakespeare’in bir Othello adlı eserinden bir bölüm okunarak Sanayi Devrimine geçiliş süreci sahnelendi.. Ardından geçiş töreni başladı.. Tüm seyirciler dünyaca ünlü spor yıldızlarını görmek için heyecanla bekliyordu. Ülkemiz Londra 2012’ye rekor bir katılım ile geçiş töreninde 114 sporcu ile yerini aldı.. Geçiş töreninde Nijerya’nın bayrağını Usain Bolt, Rusya’nın bayrağını Maria Sharapova, Sırbistan’ın bayrağını Novak Djokovic taşırken Birleşmiş Devletlerin Bayrağını adını,sanını duymadığım bir kadın sporcu taşıdı. Orada Kobe Bryant, LeBron James, Michael Phelps, Tyson Guy gibi dünya çapında milyonlarca hatta milyarlarca hayranı olan sporcular varken, bayrağı neden o bayan taşıdı merak ediyorum.. Bizim bayrağımızı ise(A) Milli Kadın Voleybol takımımızın kaptanı Neslihan Darnel taşırken bu kararından dolayı TR Olimpiyat Federasyonu’nu da kutluyorum. En doğru tercihi yapmışlar.. Ayrıca Kolombiya’nın bayrağını Marina Pajon adlı bir bisikletçi taşıyordu ki, bugüne kadar gördüğüm ve sanıyorum ki görebilicegim en güzel sporcuydu, sırf onu görmek için Kolombiya’ya gitme kararı bile almış olabirilim  öyle güzeldi yani.. Olimpiyat ateşine gelince, bugüne kadar ki en dahice tasarlanmış Olimpiyat Meşalesi ile herkesi kendisine hayran bıraktı Londra.. Herkesin nerede olduğunu merak ettiği fakat Olimpiyat Federasyonu tarafından sır gibi saklanan meşale Olimpiyat Parkının ortasına, geçiş töreni sırasında sporcular tarafından kuruldu. Tabii bu kurulumdan sporcuların da haberi yoktu.. Daha sonra meşaleyi kimin yakacağı hakkında dedikodular dönmeye başladı, bu isimler arasında efsanevi oyuncu David Beckham, İngilizlerin dünyaca ünlü tenisçisi Andray Murray gibi isimler yer alırken Federasyon meşaleyi yakma görevini 7 genç sporcuya vererek yine herkesi şaşırttı.. 2 hafta boyunca sürecek olan 2012 Londra Olimpiyatlarında tüm sporcularımıza başarılar ve bol madalyalar diliyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder